Devrimci Demokrat Platform

Kadın Mühendisler

Siyasi düşüncemiz yaşamda nerede duracağımızı da belirler, karşılaştığınız sorunlara nereden baktığınızı da; atılan her adım bir politikadır ve yaşam biçiminiz de siyasetiniz. DEVRİMCİ DEMOKRAT PLATFORM genel siyasi duruşu özgürlüklerden ve emekten yana; her türlü eşitsizliğin, ayrımcılığın ve sömürünün karşısında olmak şeklinde özetlenebilir. Sözü edilen patolojik davranış kalıplarının en bilinenlerinden biri olan cinsiyete dayalı ayrımcılık karşısında da DDP'un yaklaşımı bu genel siyasi duruşuna uygun bir çerçevede yer alır.

 

EMO Ankara şubesi üyelerinin yaklaşık 11%'i kadın mühendislerden oluşuyor; her ne kadar kadın başlığı altında toplanan bütün çalışmaların ve grupların kadına yönelik ayrımcılığı yeniden üretmek olduğu şeklinde eleştiriler olsa da, bunun yalnızca var olan sorunun göz ardı edilmesi anlamına geldiği açıktır. 70'lerde tartışması yapılmış ve bitirilmiş olan "Özel alan politiktir." anlayışını yeniden ve yeniden üretmek yalnızca bir zaman kaybıdır. Var olan sorunun reddedilmesi/yok sayılması, teorik eşitlikler üzerinden pratikte olan ayrımcı uygulamaların devam etmesi ve hatta şiddetini arttırması sorunun çözümsüz kalmasını beraberinde getirir. Kadın mühendislerin EMO bünyesinde var olan disiplinlerin içinde ve genel olarak mühendislik alanlarında azınlığı oluşturması da cinsiyetçiliğin üzerinde çalışılmadan çözümsüz bırakılması ya da çözümün başka platformlara terk edilmesi için yeterli ya da geçerli bir neden elbette ki değildir.

Cinsiyetçiliğin yol açtığı sorunlar, toplumsal roller/kimlikler nedeniyle kadın mühendislerin yaşamlarına eklenen fazladan yük ve bu yük neden gösterilerek iş yaşamında ayrımcılığın yeniden yaratılması; yalnızca toplumsal cinsiyet algısı temelli karşılaşılan eksik/yetersiz görme, taciz başlıkları altında kabaca sıralanabilir. Bu sorunlar istihdamda, ücretlendirmede, özlük haklarında ve görev tanımlarının yapılmasında yaşanan genel sorunların kadınlar için daha da şiddetli bir biçimde yaşanması neden olmaktadır. Üyelerinin karşılaştığı bu sorunların doğrudan ya da dolaylı bütün etkileri doğal olarak meslek örgütlerinin de sorunudur.

Muhafazakarlaşmanın getirdiği yoğunlaşan cinsiyetçilik nedeniyle, göz boyamak ya da ilgilenir gözükmek adına yapılan birkaç göstermelik adıma( ki bazen bu adımlar aslında cinsiyetçiliği yeniden yaratan ve ağırlaştıran adımlar olmaktadır) rağmen, kadınların sosyal yaşamda ve dolayısıyla iş yaşamında elde etmiş olduğu sınırlı miktardaki kazanımlarını kaybetme tehlikesiyle yüz yüze olduğu apaçık ortadadır. 8 Mart'larda bir iki cümleyle kadınların sırtının sıvazlanmasından daha fazlası yapılmalıdır.  şube bünyesinde kadına yönelik ayrımcılığa ya da kadın mühendislerin sorunlarına yönelik bir çalışma grubu/komisyon oluşturmak sorunları tanımlamak, dayanışmak ve çözüm önerileri ve eylem planları oluşturmak için her ne kadar bir adım olsa da, elbette ki bu çalışmaların bütün meslektaşlarımızı kapsayacak şekilde genişletilmesi gerekmektedir.

Son Güncelleme ( Perşembe, 31 Temmuz 2008 16:22 )