| Biri bizi gözetlemekle kalmıyor; engelliyor da aynı zamanda… |
| Cuma, 19 Haziran 2009 12:10 | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Popüler video paylaşım sitesi YouTube' un kapatılması, “Bu Site Erişime Engellenmiştir” kavramı ile tanışmamızı sağladı. Aslında bu kavram Türkiye'de 2000 yılında Superonline firmasının forum sayfasında 4 defa geçen “Kürdistan” kelimesinden dolayı, forumun yöneticisi olan Coşkun Ak'a 4x10 ay ile açılan dava ile ortaya çıkmıştır. Internet 1990'ların 2. yarısından itibaren dünyada varlığını göstermeye başladı. 2004-2006 yılları arasında hızla artan ADSL teknolojisi kullanımı ile günümüzde vazgeçilmez bir hal aldı. Kullanım alanları açısından baktığımızda,
başlıkları altında sınıflandırabiliriz. Internet kullanımının artması, kişisel veya ticari sorunları da beraberinde getirdi. Artan şikâyetler üzerine Aralık 2006’da Ulaştırma Bakanlığı tarafından 5651 sayılı kanun hazırlandı. Hazırlanan Kanun’da sitelere savunma hakkı tanınmadığından ciddi bir hukuki sorun gündeme geldi. Erişime engelleme nedir?“Erişime engelleme”, internet üzerinden yayınlanan sitelerin, içerikleri sebebiyle yapılan şikâyetler doğrultusunda yayınlarının engellenmesidir. Engelleme iki türlü yapılmaktadır: Site yayından tamamen kaldırılır veya siteye ulaşım engellenir. Siteyi yayından kaldırma konusunda, hukuksal açıdan ülkeler arasında farklılık söz konusudur. Bu sebeple, genelde yerel sitelerde, ikili anlaşma içerisinde olan ülkelerde yayınlanan sitelerde veya İnternet Servis Sağlayıcıların (ISS) “çocuk pornosu” gibi konularda aldığı kararlar doğrultusunda bu yola başvurulur. Erişime engelleme ise, daha çok yurtdışından yayınlanan siteler için kullanılır. Erişime engelleme, ISS’lerin engellenmek istenen sitenin IP numaralarının filtrelenmesi yoluyla yapılmaktadır. Ülkemizde de daha çok “Erişime Engelleme” yöntemi uygulanmaktadır. 2007 yılının Mayıs'ında 5651 sayılı yasada yapılan değişiklikle internet ortamındaki yayınların düzenlenmesi hususunda, katalog suçlar için mahkemelerin yanı sıra eski adıyla Telekomünikasyon Kurumuna yeni adıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na da engelleme yetkisi verilmiştir. Erişime Engelleme Kararının Çeşitleri Genel olarak; telif hakları, hakaret, kumar, müstehcen içerik gibi konularda şikâyetler yapılmaktadır. Site yayınlarına göre şikâyetleri sıralayacak olursak; 1. Haber, Bilgi ve Servis Siteleri, PortallarBu sitelerde, aynen diğer basın organlarında olduğu gibi müstehcenlik, hakaret, telif hakları gibi sorunlar bulunmaktadır. Örnek olarak . www.eksisozluk.com , www.blogger.com (lig TV) 2. Arkadaşlık, Sosyal Networkler veya Eğlence SiteleriBu siteler oyun, müzik veya film yüklenen veya indirilen veya kumar oynanan sitelerdir. Genelde kapatılma nedeni telif hakları, hakaretler veya kumardır. 3. Forumlar, Bloglar ve Diğer Paylaşım SiteleriEn çok sorun yaşanan sitelerdir. Bu sitelerin özelliği, içeriğin kullanıcılar tarafından oluşturulmasıdır. Forum sitelerinde içerik bir bakıma yönetici tarafından kontrol edilebilmekteyse de; Blog sitelerinde bunu yapmak mümkün değildir. 4. Şirket ve Bireysel SitelerGenelde bilgi amaçlı sitelerdir. Bu tür sitelerde çoğunlukla sorun yaşanmamaktadır. Ama yine de hakaret ya da patent sorunları söz konusu olabilmektedir. “Erişime Engelleme”nin Tarihçesi Haziran 2005’te başlayan MÜYAP süreci öncesinde Türkiye’de site engelleme önemli düzeyde değildi. Ancak MÜYAP süreci ile birlikte, emsal sayılabilecek şekilde birçok site erişime engellendi. Önemli site engellemelerini şu şekilde sıralayabiliriz:
Bazı İlginç Erişime Engelleme Davaları Superonline Yukarıda bahsi geçen erişime engelleme olayının ilginç tarafı suçlanan kişinin bu kelimeleri kullanmamış olması ve bu yönde herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığından “erişime engelleme” yerine hapis cezası verilmiş olmasıdır. Ekşi sözlük Ekşi Sözlük'e yapılan suçlamalar genelde hakaret ve eleştiri dozunun aşılması nedeniyle yapılmış ve bu suçlamalar genellikle maddi tazminatla sonuçlanmıştır. Ancak bu site hakkında birbirinden farklı çok sayıda karar bulunmaktadır. Örneğin;“Erişime Engelleme” için açılan davalardan birinde 25 kadar sayfa yayından kaldırılmasına rağmen; Adnan Oktar isimli şahsın açtığı bir davada ilgili 2 sayfa yerine Ekşi Sözlük sitesi erişime engellenmiştir. Wordpress Kullanıcıların kendilerine ait blog açabildikleri wordpress üzerinde bulunan 4 blog’a hakaret nedeniyle dava açıldı. Alınan karar doğrultusunda site erişime engellendi. Burada ilginç olan; 3. kişi konumundaki 10.000'in üzerindeki Wordpress (Türkiye) kullanıcısının haklarının gasp edilmiş olmasıdır. Hak gaspına uğrayan bir kişi dava açarak erişime engellemenin kaldırılmasını sağladı. Ali Baba Bu sitenin kapatılma nedeni diğerlerinin aksine çok farklıydı. E-ticaret üzerine çalışan sitenin kapatılma nedeni iki firma arasındaki patent sorunuydu. Bloger, Blogspot ve Digiturk Bu sitelerin kapatılma davalarının ilginç yanı, davacıların İstanbul’da ikâmet etmelerine rağmen davanın Diyarbakır’da açılmasıdır. Bu olay, internetin tüm Türkiye'ye yayın yapması sebebiyle ülkenin herhangi bir yerinde dava açılabileceğini ortaya koymuştur. Google hakkında kişisel hakaret ve Atatürk'e hakaret gerekçesiyle 2008 yılında 2 ya da 3 kez erişime engelleme kararı verilmiştir. Fakat TİB yetkililerinin; “Google aynı zamanda bir iş platformudur. Bu platformun engellenmesi, mail başta olmak üzere pek çok fonksiyonun kullanımını engelleyecek ve ticari zarara yol açacak” şeklindeki savları sebebiyle kararlar uygulanmamıştır. Google Groups'un kapatılması için yine Adnan Oktar isimli şahıs tarafından "ağır hakaret ve kişilik haklarına saldırı" iddiasıyla başvuruda bulunulmuş ve Silivri mahkemesinden kapatılma kararı alınmıştır. Ancak burada bilinen haliyle bir engelleme söz konusu değildir. Zira Google Groups mail üzerinden haberleşmek için kullanılan bir yapıdır ve kişiler, erişim engellenmesine rağmen Gruplar üzerinden mail gönderip alabilmektedirler. Tek fark grupların yönetim arayüzlerine erişimin sağlanamamasıdır. Son günlerde ise Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından www.google.com/sites altında bulunan “Kemalizm’in Karın Ağrısı” konulu blog’da Atatürk'e hakaret içeren yayın yapıldığı iddiasıyla suç duyurusunda bulunulmuş olup yargılama sürmektedir. Adnan Oktar ve Erişime Engelleme Site engelleme ile ilgili davalar incelendiğinde genelde karşımıza hep aynı isim çıkmaktadır: Adnan Oktar. Elimizde bu yönde bir istatistik bulunmamakla birlikte, “Erişime Engeleme” davası açma rekortmeni olarak Adnan Oktar gösterilebilir. Olayın ilginç tarafı bu kişinin genellikle farklı mahkemelerde dava açmasıdır. Silivri, Gebze, Eyüp, Fatih, Beyoğlu mahkemeleri bunlardan birkaçıdır. İhbar İstatistikleri (11.05.2009 tarihine kadar) Toplam İhbar/Şikâyet Sayısı : 81.691 — Katalog suç kapsamında belirtilen ihbar sayısı : 34.294 — Mükerrer ihbar sayısı : 31.484 — Katalog suç kapsamında olmayan diğer ihbar sayısı : 15.913 Katalog suç kapsamından bildirilen Alan Adı Sayısı : 21.735
Erişimi Engelleme İstatistikleri 11.05.2009 itibariyle; Erişimi Engellenen Site Sayısı : 2.601 Re’sen : 2.126 Yargı : 475
Sonuç olarak; Türkiye'de ifade özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar, bilişim sektörünün gelişip yaygınlaşması ile şekil değiştirmiş; ancak yasakçı ve sansürcü anlayışta herhangi bir değişim olmamıştır. Hatta başlarda sadece “sayfa engelleme” biçimindeki makul sayılabilecek çözüm dahi, yerini toptancı bir yaklaşımla “Erişime Engelleme”ye bırakmıştır. Öte yandan, “Erişime Engelleme” yetkisinin mahkemelerin yanı sıra, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na da tanınması, Anayasa’nın 26. maddesinde yer alan “Düşünceyi Açıklama Ve Yayma Hürriyeti”nin idari makamlarca keyfi biçimde engellenebilmesinin önünü açmıştır. Bu yetki sayesinde siyasal iktidarlarca atanan bürokratlar, kendi ideolojik ve duygusal değerlendirmelerinden referansla, kimseye savunma hakkı tanımaksızın, internette neyin olup olamayacağına “hükmetmektedirler”. Böylesi bir durumda artık ne haberleşme özgürlüğünden ne de ifade özgürlüğünden söz edilemez. Yani biz internet kullanıcıları aslında “yasaklanmayan” sitelerde dolaşırken, sandığımızın aksine Anayasal hakkımızdan değil, siyasal iktidarın lütfundan istifade etmekteyiz (!). “Bilgi Çağı” olarak adlandırılan bu dönemde, ülkemizdeki internet kullanıcılarına, bilgiye “izinli erişim hakkı” tanınması, akla Abdülhamit döneminin yasaklarını getirmektedir. Sanırız ki, Yeni Osmanlıcılık öykünmelerinin revaçta olduğu son günlere bu uygulama, siyasal iktidarın “teba”yı kuşatarak “geriye gidişinin” en açık ve somut göstergesidir. Yani biri bizi gözetlemekle kalmıyor; engelliyor da aynı zamanda… Uğur NASIRLIEL
Kaynaklar: Füsun Sarp NEBİL / Bilişim ve Hukuk Dergisi http://www.guvenliweb.org.tr
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Son Güncelleme ( Cuma, 19 Haziran 2009 13:18 ) | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Bizden
