| Ölü Yıldızlara Yolculuk |
|
Geçtiğimiz yılın ortalarında başlayan ve yılın sonuna doğru şiddetini arttıran küresel ekonomik krizi fırsata çevirmek isteyen sermaye kesimi, kendi yarattığı krizin bedelini emeği ile geçinen yığınlara fatura etmek için her yolu mubah sayıyor. Emekçilerden kesilerek oluşturulan işsizlik fonunun patronlara kullandırılması da dahil olmak üzere ortaya atılan öneriler bir kez daha göstermiştir ki, halk kitleleri hak arama mücadelesini yükseltmek zorundadırlar. Aksi takdirde egemenlerin her konumdaki işbirlikçileri gittikçe vahşileşen küresel kapitalist uygulamaları hayata geçirmekte tereddüt etmeyeceklerdir. Bu toz duman içinde gözlerden kaçırılmaması gereken bir başka nokta ise, ABD başkanlığındaki değişimin sadece ismen bir değişim olduğu, siyah renkli beyaz düşünceli Obama’nın kendi ülkesinde olduğu gibi dünyadaki mağdurları da dert edinmediği gerçeğidir. ABD başkanlığında cumhuriyetçiler ile demokratların tahterevalli oyununda sermaye semirmeye, emekçi halklar ezilmeye devam ediyor. Şimdi emek cephesi safları daha sıkı tutmak, hak arama mücadelesinin bayrağını daha da yükseltmek, egemenlerin saldırgan ve sömürgen politikalarına karşı eşitlikçi ve insan odaklı alternatif politikalar geliştirmek durumundadır. Yorumlayan ve karşı çıkan pozisyonu ile elde edilebilecekler sınırlıdır ve yetersizdir. Özellikle kriz gerekçesi olarak görünen ve böyle giderse dünya halklarının bundan sonra da benzeri krizleri yaşamasını kaçınılmaz kılacak olan üretim ekonomisini yadsıyan, rant ekonomisinin kutsayan politikaların deşifresi zorunludur. Neoliberalizmin gözdesi rantiye, doymak bilmez bir hırs ile kendilerinin yarattığı piyasalarla oyuncak gibi oynamaktadır. Piyasalarla oynamak ve spekülasyon yapmak belki onlar için neşeli bir oyun demek ancak, alın teriyle geçinen kitleler için açlık ve işsizlik demektir.Yeni Dünya Düzeni adıyla piyasaya sürülen, askeri darbelerle desteklenen, özelleştirme silahını kullanan ve kamu birikimlerini yağmalayan neoliberalizm, bugün sermayenin anavatanı ABD’de ortaya çıkan yapay ekonomik depremin tsunami dalgaları ile bütün ülkeleri vurmuştur. Üretken olmayan ekonomilerin spekülasyon bazlı parametreleri IMF hapşırınca grip olan küresel kapitalist mekanizma ile dalga dalga yayılmıştır. Ne zaman inişe geçeceği ve ne zaman biteceği belli olmayan, AKP iktidarının en yetkili ağzından, önce bizi etkilemeyeceği, sonra teğet geçeceği söylenen ve nihayet psikolojik olduğunda karar kılınan kriz, emekçileri teğet geçmemiştir. Sermaye sınıfı, işbirlikçileri ve sözcüleri aracılığı ile kendi yarattığı krizin bedelini emekçi halklara ödetmek istiyor. Emekçilerin buna yanıtı, yakın geleceğimizin politikalarını ve mücadele araçlarını belirlemesi açısından önemlidir. Ya susarak boyun eğilecek, ya da sivil itaatsizlik başta olmak üzere zenginlere karşı huruç başlatılacak. Usta şairin sözleriyle; Ramazan Pektaş |
|
| Son Güncelleme ( Salı, 31 Mart 2009 14:03 ) |
Bizden